İçeriğe geç

Ayvacık’ta ne yapılır ?

Ayvacık’ta Bir Gün: Duygular, Hayaller ve Yollar

Ayvacık… Bazen bir kelimenin bile taşıdığı bir anlam vardır ya, işte o kelime beni içine çeker. Kayseri’nin soğuk havasında, her sabahın farklı bir umutla başladığı günlerden birinde, kendimi Ayvacık’ın sıcak, kasvetli havasında buldum. Bu, bir yerin değil, bir anın, bir duygunun olduğu yerdi.

Sabahın Sessizliğinde Ayvacık’a Yolculuk

Her şey sabahın köründe, nehir gibi akıp giden zamanın içinde başladı. Hava tam baharın o taze kokusunu bırakacakken, Kayseri’nin gri sabahında Ayvacık’a gitmeye karar verdim. Sadece bir yer değil, sanki başka bir dünyaya adım atacakmışım gibi bir his vardı içimde. Biraz heyecan, biraz hayal kırıklığı… Bunu en çok yalnızken anlarım. Yanımda kimse yoktu. O yüzden kalbimi hızla çırpındığını hissedebiliyordum.

Bir akşam önce, Ayvacık’a dair okuduğum birkaç yazı beni hepten büyülemişti. Bir sahil kasabasıydı, ama öyle sıradan bir yer değildi. Denizin tuzlu kokusu, deniz kenarındaki taşların sesi… Her şey bir şeyler vaat ediyordu. Ama ben, bunların hepsinin gerçek mi yoksa hayal mi olduğunu tam olarak bilemeden gitmeye karar verdim. Hayatımda hep bir şeylerin eksik olduğunu hissettim, belki de o eksikliği bulacak yer burasıydı, kim bilir?

Yolda Kaybolan Zaman

Yol uzun, virajlar keskin, kalbimdeki heyecanla arabanın direksiyonunu çevirdikçe kendimi sanki bir film sahnesindeymişim gibi hissediyordum. Bir yanda doğanın yeşili, diğer yanda hayatın hızla geçtiği bir şehir vardı. Beni gören kimse yoktu, ama o an her şeyin beni izlediğini düşündüm. Yolda kaybolduğum, yalnızlaştığım anlarda, Ayvacık’ın ne kadar doğru bir tercih olduğuna dair içimdeki ses gittikçe güçleniyordu.

Ve sonunda, Ayvacık’a vardığımda… Bir duvar yıkıldı sanki. Hızla karşılayan o denizin, her şeyden daha çok gerçek olduğunu düşündüm. Gözlerimle değil, kalbimle görüyordum artık. Gözlerimle görmedikçe, o suların ne kadar derin olduğunu bilemezdim. Ayvacık’ın o küçük, sıcak sokaklarında yürürken içimde bir huzur vardı ama bir yandan da bir hayal kırıklığı… O kadar büyütmüştüm ki burayı, bir an her şey o kadar küçük ve basit gelmeye başladı.

Sahilde Kaybolan Umutlar

Ayvacık sahiline adım attım. Kumlar arasında yürürken, denizin sesi beni sarhoş etti. Ayaklarımda bir his vardı, sanki her adımda bir şeylerden daha da uzaklaşıyordum. Ya da belki tam tersine, bir şeylere daha da yaklaşıyordum. Sahilde yalnızdım. O anın içinde kaybolmuş gibi hissettim. Kimse yoktu etrafımda. Sadece rüzgarın yüzümdeki hafif dokunuşu ve dalgaların kulağımda şarkısı…

Bir kayık sahilin biraz ilerisine bağlıydı. Merakla yaklaştım. Bir an için kayığın üzerindeki eski halatlar, yüzümdeki düşünceleri daha da derinleştirdi. Ayvacık’ın bende bıraktığı izlerden biri, işte o kayığın çürümüş halatlarıydı. Bir zamanlar hayatla dolu, belki de bir yerlere gitmeyi hayal eden bir kayık, şimdi terk edilmişti. O eski halatlar gibi, ben de bir süre önce terk edilmiş gibi hissediyordum. Ama belki de bunlar, benim ve Ayvacık’ın ortak noktalarıydı. Her şeyin bir zamanlar umutla başladığını ama sonra kaybolduğunu fark etmekti.

Bir Anı, Bir Yolculuk

O gün, Ayvacık’ta geçirdiğim bir gün, içimde bir çok duyguyu barındırıyordu: Heyecan, hayal kırıklığı, umut… Belki de her şeyin biraz kaybolduğunu, bazen bir yerin seni beklediğini ama sana tam olarak ne vaat ettiğini bilmediğini fark etmekti. Ayvacık’a gelirken ne beklediğimi bile bilmiyordum. Ama burada, sahilde bir başıma yürürken, hayatı biraz daha anlamış gibiydim.

Sahildeki taşlardan birini aldım ve cebime koydum. Bir gün belki yeniden geri dönerim diye düşündüm. O taş, bir hatıra olacaktı. Ayvacık’a, o denizin bana öğrettiklerine dair… Şimdi düşünüyorum da, Ayvacık’ta yapılacak şeyler elbette vardır: Deniz kenarında yürümek, kayalıklara çıkmak, eski kayıkların halatlarına bakmak ve belki de bir taşın ardında kaybolan hikayeyi keşfetmek. Ama en güzeli, o yerin seni değiştirebilme gücüdür.

Kapanış: Bir Gün Daha

Ayvacık’ı her ne kadar büyütsem de, belki de o anın değerini kaybetmeden yaşamak gerekirdi. Yolculuğun sonunda, Kayseri’ye dönerken içimde bir şeyler değişmişti. Belki de Ayvacık’ın bana söylemek istediği şeyler vardı ama ben henüz onları duyamadım. Ne olursa olsun, bir gün oraya geri döneceğim. Yalnız ya da birileriyle, bu sefer daha fazla gözlemci değil, bizzat katılımcı olacağım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://elexbett.net/betexper.xyz